Ümit_SÖNMEZÜmit_SÖNMEZ
09-09-2014
Yazmayı Yazmak

Posta gazetesindeki şiirlerle alay etmiyorum hiç. Mutlaka okurum onları. Belki de "kendini yüksek görme" duygusunu tatmin için de bakıyor olabilirim... fakat, yok, öyle değil. Veri olarak değerlendirmek gerek, diyorum ve değerlendiriyorum. Yani, insanlarımızın zihinsel dünyaları nelerle ilgili, nerelerde geziyoruz biz?.. gibi sorulara yanıt bulunabilir. Böyle şeyler bize lazım olur.
Karşılaştırma mekanizmalarımı daha iyi çalıştırabilmek için ünlü şairleri de okurum hemen sonra. Veya aklıma getiririm.
Öğrencilerime de derim arada bir: Haddinizi bilin, diye. Arada bir de "haddimi bilin!" derim. Bunu öncelikle bir kibir duygusuyla söylediğimi algılıyor olabildiklerini ihtimaline karşı, peşinen açıklama yaparım: Haddinizi bilmezseniz haddinizi yükseltemezsiniz. Bu arada, hadde diye bir kelime de vardı, şimdi hatırladım.
Bazen, arkadaşlarla konuşurken bazen oradaki buradaki yazılarımda yazmanın kolay olmadığını söylerim. Yazmanın kolay olup olmaması meselesi yazanın ne istediği ile ilgili olur. Bu işi otomatiğe bağlamak, üretken gibi görünmek, konu seçimlerini uçlardan yaparak...veya çoğu zaman ağırlıklı-ortalama zihinsel düzlemlere yazarak ortalama algıların yüksek beğenileri ile okurun kafasında zor şeyleri kolay yazabilen imajı oluşturmak da mümkün. Peki aslında kimin için yazıyoruz, yazıyorsak?
Ne istediğinizle alakalı bir şey bu.
Başka sorular da var. Bunlardan bir tanesi neler yapmamız gerektiği ile ilgili. Yaptığımız şeyler bizi biz yapar. Veya yaptığımızı düşündüğümüz şeyler. Yazanın her şeyini kaybedebilme ihtimali çok yüksek. "Her şey" derken ilk başta aklı, kişiliği vb şeyleri. Bunlar olmadan insan pek bir insana benzemiyor. Başkalarının bizi "insan"a benzetebilmesi insan olmamız için yetmeyebiliyor. Aklın merkezine ne koyduğumuz, kişiliğin veya kişilik tanımının merkezine ne koyduğumuz kanunlarla düzenlenmediği için, sonsuz bir seçme özgürlüğü varmış gibi görünmesine rağmen, ve de bu çok çekici gelmesine rağmen, bir gün geliyor insan "ben nerdeyim?.." diye sorabiliyor. Tehlikeli olan bu. Neredesin sen? Boğulmuşsun kelimelere, boğulmuşsun insanlara veya insansılara, bir yanında basitliğin duru çekiciliği, öte yandan alacalı-gözalıcı bir akış.
Raflarda kitapların çoğaldığına bakmayın. Bize bir cevap mı veriyor bu kitaplar. Dergiler. Bu Internetler, gazeteler... Cevap verebilselerdi bir tane kitap veya bir tane kelime olurlardı. Tutuyorsun sen de o yüz binlerce kitabın arasına girmeye çalışıyorsun. Neden? Yeni bir cevap olamamak için mi? Yazan kişi oralarda kendini sınar tabii;neredeyim? diye. Veya, okuyan kişi de sınar; neredeyim ben? diye.
Meseleye, bir cevap bulabilmek - cevap olabilmek ekseninde, baktığınızda; ve de yazmakla ilgili istediğiniz şeyin zorluk derecesi ölçüsünde akıl sağlığını, kişilik sağlığını yitirme tehlikesi ile karşılaşabiliyor insan.
İnsanoğlu çok farklı beslekli bir varlık. Zızzıpları hatırladım şimdi. Zıpzıp mıydı adı.. fakat önemli değil. Bunlar bir balık türü. Hem suda hem balçık-karada yaşayabilen balıklar. Ön-alt yüzgeçleri ayak'a evrilmiş gibi. İnsan gibi kullanabiliyor ön-alt yüzgeçlerini ve adım atıyor. İnsan buna da benziyor. Hem sudan gıdalanabiliyor hem havadan. Tam oturmuş bir benzeti olmadığının farkındayım. Yani, bir yanda yazan insan:cevap arayışı içindeki yazan insan modeli vardır diğer yanda kendini haz dünyasının merkezine bırakmış yazan insan modeli de vardır. Bu gün, Sözcükler Dergisi'ndeki bir yazıda, Umberto Eco ile bir söyleşi, adlı yazıda da buna benzer bir şey gördüm. Bir yaklaşım. Haz dünyasına hitap eden yazar modeli ile öteki yazar modeline yaklaşıyordu felsefi olarak. Kısaca şunu diyordu Umberto Eco:" Yazan kişi, okur için yazmaz..." Bu size çok tuhaf mı geldi?.. Yani, ne demek okur için yazmamak?.. Cinlere mi yazıyoruz biz! Şöyle yorumladım ben: Haz dediğiniz şeyi size bir jakuzi bile verebilir. Hal böyleyken, hazza hizmet eden yazar kişiye bir jakuzi desek de yeridir.
Şu an kaldığım eve mayısta yerleştim. Eskiden İngilizler çoğunluktaymış bu sitede. Zevkli insanlar. Jakuzim bile var yani. Ne yapayım! İlk defa bir jakuzim oldu..birazzcık hava atayım. Oradan aklıma geldi jakuzi. Haz maz diyorum da, ne demek istiyorum haz deyince. Çoğunlukla bedeni zevklere dönüşen iletişim araçları ve nesnelerinden bahsediyorum. Kelimeler vardır; bunların bir arada bulunması, kullanım şekilleri doğrudan hazza hizmete eder. Konular. Cümleler. Tarif ettiğim ve anladığım haz kavramından insanı başka bir yere götürmeyen şeyler. Zaten bildiğiniz şeyler. Hep jakuzinin içindeyiz yani.
Ben aklımı kaybetme ihtimalini yeğlerim. Kaybetmemek için de temkinli olmakta fayda var tabii.
İnsanlar size yazdırırlar. Ve aklınızı kaybetme ihtimali de yine insanlarda başlar. Bu başlama durumu, insanların sizden çok bakımdan "üstün-baskın" olmasından filan kaynaklanmaz. Denk görebilirsiniz. Aynı yerde aynı yeçekimine tabi olmak. Böyle görebilirsiniz. Fakat onlara algı kapılarınızı açarken dikkatli olmanız gerekir. Onları, onlar gerçek olmasına rağmen bir "kurgu" gibi görmeniz gerekebilir. Aksi halde, alacalı bulacalı sürekli değişen her forma girebilen, onları kurgu gibi görebilmeyi başarabildiğiniz hallerde bile, insan nesnesi her şeyinizi alt üst edebilir. Onlar size olduğunuz şeyleri de gösterirler; olabileceğiniz şeyleri de... Olduğunuz şeyleri gösterdiklerinde bu durumu karşılama-etkisiz yapma gücünüz vardır; neden? çünkü durumu iki kişi paylaşıyor olur. Olabileceğiniz şeyleri göstermeleri...ürkünç olan bu! Size bulaşan şey bu! Hastalık bu. Olup olmamanız o kadar önemli değil;o şeyleri göstermeleri, ürkünç olan.
Bitmez bu konular... İçimizde bir yerlerde bitirmek istemeyen bir şey var. Beynimizde bir kurt belki. Kurt beynimizi yiyor ve beynimizi dışkılıyor. Veya bir baykuş tünedi beynin dallarından birinde; karanlık. Karanlığı pençeleri ile tutuyor. Tutmasa gece gündüz olur mu bilemiyoruz. Jakuzimize girip unutalım bir konuları.

Yazmayi_Yazmak   
DİĞER YAZILARI

Didim'de_13_Yabancı_Uyruklu_Şahıs_Yakalandı
Didim'in_Sahte_Solcuları
İçimizdeki_Bilgisayar-_Teknik_Nükte_Teşebbüsleri
Didim;_Haberin_olsun,_dedim
Chip'in_mi_var_derdin_var
Şeyler
Liman_Yolu_Kargaları
Yurttaşlık_Dersleri-_CIA_ajanını_nasıl_ısırdım?
Hüzünlü_Kediler_Zamanı
Ne_diyor_bu_müptezel?
Radulus_nedir,_canım?
Tecavüz_günlükleri_–_Doktor_Anonymous
Tecavüz_Günlükleri-_Modeller
Tecavüz_Günlükleri_–_Didim\'de_toplu-tatlı_temaşalar
Tecavüz_Günlükleri_–_Telaşa_mahal_yok
Kısa_kısa_–_4_buçuk_G_Hava_civa
Kısa_kısa_-_Akıllı_akıl_hastası
Duma_duma_dum!_Ben_bir_yalan_uydurdum._Bodrum.
Kısa_Kısa_–_Ne_yaparsan_yap_çiş_ile_yap
Kısa_kısa_–_Kötü_Çocuk
Korkunç_Gerçekler_–_Neredesin_ASKİ_m?
Korkunç_Gerçekler_–_40_ı_çıkarmak
Korkunç_Gerçekler_–_Şikayetvar
Bir_harfim_var,_kölelik_pahasına
Rosetta\'nın_Zonguldak_çıkarması
Günlük_–_Üç_Şehitler
Günlük_–_Çinliler_bunu_da_yaptı
Günlük_-Reklam_yapsam_yer_misin?
Günlük_–_Bonzai
Günlük_–_Obama\\\'yı_TİT\\\'lemek,_CIA\\\'ya_kitlemek
Günlük_Gerçeküstücülük_bağlamında_İspiyonizm
Günlük_-_Kurban\\\'da_timsaha_girelim
Makul_bir_yazı
Pırıltı_Akasya_Çağlayan_İçin_Yardım_Kampanyası
Günlük_Kung_Fu_yapsam_yer_misin?
Günlük-_Görgü_yapsam_yer_misin?
Günlük-_Kopya_Kadınlar
Günlük-_300
Günlük_–_Seni_seviyorum_Google
Günlük_–_Kaşık_Düşmanı_Merkel
Günlük_–_Son_Lavaşçı
Günlük-_Bilişim_Şehidleri_Ölümsüzdür!
Günlük-_Kuduz_Veliler_Teyakkuzda
Kullan_at_bu_hayatı
Kafana_göre_oyna
Namlunun_ucu_ile_memenin_ucu_arasındaki_7_fark
Nasuh_Mahruki_ile_Depremsiz_Geceler
Kahraman_Piyano
Leonardo_da_Şimdi
Yılanların_Öcü_The_Walking_Dead
Nereye_Didim?
1+1_Evlen_benimle_(mutfak_ayrı)
İçkisi,_kumarı,_şiiri_yoktur.
Canan_Karatay_ile_yağlı_kilolu_geceler
Yazmayı_Yazmak
Benim_adım_IŞİDci_Kerim
Düşmezdi_aramıza_bu_kül_yağmuru
Sen_sapta_bekle,_geliyorum_ben
Didim’de_Gerçek_bir_alevi_Derneği_kuruyoruz
Semaha_duran_hırsız_Aleviler
Gooolf
Edı_bese_lo_Mafya
Renge_dönen_gölgeler
Bir_kız_sevdim_adı_Mehmet
Doçenti_doğrayan_profesör
Soma_geçti_göbek_atalım
Çeşmenin_Başına_Bir_Güzel_İnse
E-ticaret_nedir?
Didim\'de_İlluminati\'nin_Ayak_Sesleri
Nerden_biline
Kalite_Domates
Megalodonlar
Nowadays_Vahşilik
Bilişim_Dünyası_İş_Olanakları
Facebook_Devlet_Olur_mu_Olur
İçimizdeki_Şam_Şeytanı_Hacı
Nerdeee_O_Koca_Memeli_Teyzeler!
Havadan_Nem_Gibi_Kapılan_Notlar
Aşk_Ve_Balata-i_Katre
Kısa_Değinişler
Ezana_Uluyan_Köpekler
Tekmili_Birden_Yürüyüş_Notları
İstidatım
Terminal_Kuşları
Çocuklara_Ne_Vermeli?
İçimizdeki_Yazar-kasa
Şekercioğullarından_Zuckerberg
Kara_Şeytan
KQ
Sun_Tzu\'nun_Savaş_Sanatı


Didim'de 13 Yabancı Uyruklu Şahıs Yakalandı

Mehmet Nezir Keskin Törenle Uğurlandı

Didim Halk Eğitimi Merkezi Ek Sınıfları Tamamlandı

Bilgisayar İşletmenliği Kursu Kayıtları

Didim Halk Eğitim Merkezi Narkorehber Eğitiminde

Didim Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü trafik kazasında hayatını kay

Narkorehber Eğitimi

24 Kasım Müzik Etkinliği


Calisanlar_pembe_giyerek_seslerini_duyurdu
Çalışanlar pembe giyerek seslerini duyurdu..

11_Milyon_Fidan_Dikiliyor
11 Milyon Fidan Dikiliyor..

Yabancilara_gayrimenkul_satisi
Yabancılara gayrimenkul satışı..

Girisimlerde_Bilisim_Teknolojileri_Kullanimi_Artti
Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Arttı..






sinyaller-com

twitter_didimhaber
didimpazar





_Emlak_3-1_Didim
My_Eden_Didim


Hamza_Saykan_Resim_Sergisi
Hamza Saykan Resim Sergisi..

Turizm_geliri_gecen_yilin_ayni_ceyregine_gore_%13,2_artti
Turizm geliri geçen yılın aynı çeyreğine göre %13,2 arttı..

Ilan_ve_Reklam_Vergisi
İlan ve Reklam Vergisi..