Ümit_SÖNMEZÜmit_SÖNMEZ
11-10-2014
Günlük- 300

 

Türkçe çalışmam gerek. Hem de şöyle uzunca bir zaman. Bu çalışma için ilk etapta 6 ay yetebilir. Yani, başka bir şeyle ilgilinmeyeceksin, iş hariç, imladan başlayacaksın, cümle kurulumlarına kadar ne tür çalışma yapılabilecekse yapacaksın.

 

Ne tür kaynaklar kullanılabilir? Elbette, ilk akla gelen kaynakları kullanmak gerek. Ek olarak, yabancılara Türkçe öğretmek ereğiyle basılan kitaplarla da çalışmak gerekir. Büyük sözlükler almak gerekir. TDK'nın sözlüğünü almıştım.

 

Didim'e geldiğim ilk zamanlar...ikinci gündü sanırım, Apollon Tapınağı'na(Temple of Apollon) gitmiştim. Çocukluğumdan beridir ders kitaplarında gördüğüm Medusa heykelini de görmek ilginç bir deneyimdi benim için. Tapınağın yakınlarındaki hediyelik otantik eşya dükkanlarına da bakmıştım. Elimde bulunsun diye de Apollon Tapınağı'yla ilgili bir rehber aramıştım. İngilizce, İspanyolca, Almanca vd dillerde rehber kitapçıklar olmasına rağmen Türkçe bir rehber bulamamıştım. Dükkan sahiplerinden birine sormuştum, neden Türkçe bir rehber yok? diye. Vardı, ama satılmadığı için artık basılmıyor, demişti.

 

Bir toprağa sahip olmak demek, o toprakla ilgili bilebileceğin her şeyi bilmen demektir. Toprak sahibi, derken; sahip olmak deyiminin türlü anlamları var. Fiziki olarak sahip olmak bu anlamlardan sadece biri. Bilmemek, insanın hem kendine hem dolayına sahip olmaması demek. Fiziki olarak yer kaplamak, sadece fiziki olarak yer kaplamaktır. Yüzyıllardır yerlerinde duran kaya parçaları da en az bizim kadar sahiptir o zaman. Duruşlarımız aynı oluyor. Sadece duruşlarımız aynı oluyor.

 

Türkçe çalışmam gerek, demiştim. Bunun pekçok sebebi var. Günlük hayat içerisinde kendimle ilgili farkettiğim şey şu: normalde, eskiden bildiğim kelimelerin anlamlarını şimdiki zamanlarda hatırlayamadığımı fark ettim. Bu sorun yaşıtlarımda da var. Gençlerde de ağırlıklı olarak var. Sorunun kaynağı yaşlılık veya bir tür çevresel kaynaklı hafıza yitimi değil. Kullanmıyoruz, o sebeple unutuyoruz. Dilde evrim vardır. Kullanılmayan şeyler yiter, gider.

 

Ortalama 300 kelime hikayesi doğru bir hikayedir. Bu, şu anlamada geliyor: sen, günlük hayat içerisinde 2000 çeşit kelime kullanabilme yetisine sahipsen, bu, ortalama 300 kelime ile konuşan insanlarla sağlıklı bir iletişim içerisinde olamayacaksın da demektir. 300'ün dışında kalan her kelimen, her deyimin insanlara uzak bir diyardan yabancı sesler gibi gelecektir. 300'ün dışında kullandığın kelimeler insanlara yeteri kadar etki edemeyecek de demektir.

 

Kelimeler, insanların etkileşim kanallarının sayısını da artırır; ki bu, kendimizde fark etmediğimiz özelliklerimizi de fark etmemize sebep olur. Veya, karşımızdaki insana daha genişten bakabilme olanakları sunar. Genişten bakabilmek, anlamak demektir. Her şeye, bir-benzerlik anlamında bakmak yerine anlamak bizi daha geniş anlayışlara götürür. Uyum ve gelişmeye götürür. Tek bir kelime-deyim bile beyinde-ruhiyatta geniş ferah sahalar açar. Sıkışık olmayan sahalarda kavga dögüş de fazla olmaz. Herkesin yeri-sahası geniştir çünkü.

 

İnsanda şiddetin ve yıkıcılığın kökenleri diye bir konu açsak, bu 300 kelime hikayesi hemen hemen kimsenin aklına gelmez. 300 kelime, kişinin kendi beynine-anlayışına-psikolojisine de farkında olmadan vurduğu bir darbedir. Kısıtlı bir alandır. 300 kelimenin kapladığı küçük alan, demek geriye kalan sahanın işlenmemiş, kullanılmamış, kapkaranlık kocaman bir saha olması da demektir. 300 kelime demek, dışarıdaki kocaman dünyayı, evreni 300 kelime ile anlamaya çalışmak demektir; çünkü bilmediğinle anlayamazsın, bildiğinle anlarsın. Anlamadığından-anlayışla bakamadığından ,korkarsın. Korku, psikolojini ele geçirir. Bu korkular, başka benzer korkularla-insanlarla bir araya gelince, adına “cesaret” denen, aslında cesaret olmayan toplu hareket edişler oluşturur. Bu toplu hareket edişler de çoğunlukla yokedişe döner, farklı kanalları kullanarak. Din veya başka tür sapkın kanallar bu kanallara örnek olarak verilebilir.

 

Kelimeler, başka kelimelerle bağlantılı olarak kayıt edilir. Çocuklukta veya bir dönem sonrasında çocukların okuma alışkanlığı ve ne okudukları, bu noktada, çok önemlidir. Bir çocuk düşünün; kapalı bir aile yapısı içerisinde. Çocuğun, algıladığı iki dünya vardır: ailesi ve dışarısı. Dışarda tv-de,okulunda, iyi-kötü de olsa Türkçe bir dünya; içeride ise dini-yabancı dilli, henüz algılamaktan yoksun olduğu sonsuz ilahlı-baskın bir aile yapısı. Bu aile yapısına bir de cemaatik destek geldiğinde çocuk aile-tarafını-cemaat tarafını “doğru” olarak kabul etmek zorunda kalacaktır. Dilden, bilimden, sanattan, etkileşimden uzak, bizim şu anki konumuz itibarıyla 300 kelimelik bir model-dünyayla biçimlendirilmiş olarak dışarı çıkacaktır. 300 kelime, özerk halde, yalıtılmış bir kültür'ün de kötü bir özetidir. 300 kelimeye Türkçe olmayan kelimeler de dahildir.

 

Bu noktada hemen şunu söyleyeyim: 10-12 yaşlarına kadar bir çocuğa yabancı dil öğretmek sakıncalıdır. Bir çocuğun bu yaşlarda bir yabancı dili iyi öğrenebilir durumda olması ona yabancı dil öğretmemizi gerektirmez. Çocuk bu yaşlarda ne Arapça'ya ne İngilizce'ye ne de başka bir dile yaklaştırılmamalıdır.

 

Bir çocuğa temelde kendi dilinde, etkileşimli bir seçenekler bütünü vermek gerekir. Ki, kendini geliştirebilir bir halde kendi hayatında yürüyebilsin. Etkileşimsiz bir çocuktan ileride her türlü şey olur. Anlamak-sız bir çocuktan ileride her şey olur. Bu bağlamda, şiddetin ve yıkıcılığın kökeni dedik, cinayetleri, katliamları, veya dinci katilleri biraz daha iyi anlayabiliriz. Etkileşemiyoruz, birbirimizi göremiyoruz; birbirimizi görememek demek iletişimsizlik demektir. İletişimsizlik de cinayet demektir. Her cinayet de fiziksel olarak birini öldürmek anlamını gelmiyor.

 

300 kelime. Bu 300 kelime çok önemli.

 

Az kelime, az dil... Sağlam örülmemiş, kendi tabiatıyla örülmemiş, bir dil yapısı duvarları yapılmamış veya zayıf örülmüş kale surlarına da benzer. İnsanda karanlık yönler, bölgeler de vardır. Hem de uçsuz bucaksız. Güdüler, dürtüler... düşüncesiz dürtüler... Biz dil surlarını o karanlık taraflarda sağlamlaştımazsak o karanlık sahalardan gelip bizi neyin ele geçireceğini dahi bilemeyiz. Bizim surlarımızı geçip başka surlara da geçip nereleri ve neleri yakıp yıkacağını bilemeyiz.

Gunluk-_300   
DİĞER YAZILARI

Didim'de_13_Yabancı_Uyruklu_Şahıs_Yakalandı
Didim'in_Sahte_Solcuları
İçimizdeki_Bilgisayar-_Teknik_Nükte_Teşebbüsleri
Didim;_Haberin_olsun,_dedim
Chip'in_mi_var_derdin_var
Şeyler
Liman_Yolu_Kargaları
Yurttaşlık_Dersleri-_CIA_ajanını_nasıl_ısırdım?
Hüzünlü_Kediler_Zamanı
Ne_diyor_bu_müptezel?
Radulus_nedir,_canım?
Tecavüz_günlükleri_–_Doktor_Anonymous
Tecavüz_Günlükleri-_Modeller
Tecavüz_Günlükleri_–_Didim\'de_toplu-tatlı_temaşalar
Tecavüz_Günlükleri_–_Telaşa_mahal_yok
Kısa_kısa_–_4_buçuk_G_Hava_civa
Kısa_kısa_-_Akıllı_akıl_hastası
Duma_duma_dum!_Ben_bir_yalan_uydurdum._Bodrum.
Kısa_Kısa_–_Ne_yaparsan_yap_çiş_ile_yap
Kısa_kısa_–_Kötü_Çocuk
Korkunç_Gerçekler_–_Neredesin_ASKİ_m?
Korkunç_Gerçekler_–_40_ı_çıkarmak
Korkunç_Gerçekler_–_Şikayetvar
Bir_harfim_var,_kölelik_pahasına
Rosetta\'nın_Zonguldak_çıkarması
Günlük_–_Üç_Şehitler
Günlük_–_Çinliler_bunu_da_yaptı
Günlük_-Reklam_yapsam_yer_misin?
Günlük_–_Bonzai
Günlük_–_Obama\\\'yı_TİT\\\'lemek,_CIA\\\'ya_kitlemek
Günlük_Gerçeküstücülük_bağlamında_İspiyonizm
Günlük_-_Kurban\\\'da_timsaha_girelim
Makul_bir_yazı
Pırıltı_Akasya_Çağlayan_İçin_Yardım_Kampanyası
Günlük_Kung_Fu_yapsam_yer_misin?
Günlük-_Görgü_yapsam_yer_misin?
Günlük-_Kopya_Kadınlar
Günlük-_300
Günlük_–_Seni_seviyorum_Google
Günlük_–_Kaşık_Düşmanı_Merkel
Günlük_–_Son_Lavaşçı
Günlük-_Bilişim_Şehidleri_Ölümsüzdür!
Günlük-_Kuduz_Veliler_Teyakkuzda
Kullan_at_bu_hayatı
Kafana_göre_oyna
Namlunun_ucu_ile_memenin_ucu_arasındaki_7_fark
Nasuh_Mahruki_ile_Depremsiz_Geceler
Kahraman_Piyano
Leonardo_da_Şimdi
Yılanların_Öcü_The_Walking_Dead
Nereye_Didim?
1+1_Evlen_benimle_(mutfak_ayrı)
İçkisi,_kumarı,_şiiri_yoktur.
Canan_Karatay_ile_yağlı_kilolu_geceler
Yazmayı_Yazmak
Benim_adım_IŞİDci_Kerim
Düşmezdi_aramıza_bu_kül_yağmuru
Sen_sapta_bekle,_geliyorum_ben
Didim’de_Gerçek_bir_alevi_Derneği_kuruyoruz
Semaha_duran_hırsız_Aleviler
Gooolf
Edı_bese_lo_Mafya
Renge_dönen_gölgeler
Bir_kız_sevdim_adı_Mehmet
Doçenti_doğrayan_profesör
Soma_geçti_göbek_atalım
Çeşmenin_Başına_Bir_Güzel_İnse
E-ticaret_nedir?
Didim\'de_İlluminati\'nin_Ayak_Sesleri
Nerden_biline
Kalite_Domates
Megalodonlar
Nowadays_Vahşilik
Bilişim_Dünyası_İş_Olanakları
Facebook_Devlet_Olur_mu_Olur
İçimizdeki_Şam_Şeytanı_Hacı
Nerdeee_O_Koca_Memeli_Teyzeler!
Havadan_Nem_Gibi_Kapılan_Notlar
Aşk_Ve_Balata-i_Katre
Kısa_Değinişler
Ezana_Uluyan_Köpekler
Tekmili_Birden_Yürüyüş_Notları
İstidatım
Terminal_Kuşları
Çocuklara_Ne_Vermeli?
İçimizdeki_Yazar-kasa
Şekercioğullarından_Zuckerberg
Kara_Şeytan
KQ
Sun_Tzu\'nun_Savaş_Sanatı



Uyuşturucu Madde Yakalandı

Lösev Online Bağış Türleri

Balkonlardan Halı kilim vb silkeleme

Metamfetamin ele geçirildi

Didim Balıkçılar ve Manavlar Çarşısı Tamamlanmak Üzere

Turizm geliri %11,4 azaldı

Başkan Atabay Vatandaşlara Maske Dağıttı

Balkondan Kaçtılar


Baskan_Atabay_Vatandaslara_Maske_Dagitti
Başkan Atabay Vatandaşlara Maske Dağıttı..

11_Milyon_Fidan_Dikiliyor
11 Milyon Fidan Dikiliyor..

Didim_Belediyesi_Kacak_Yapilara_Izin_Vermedi
Didim Belediyesi Kaçak Yapılara İzin Vermedi..

Girisimlerde_Bilisim_Teknolojileri_Kullanimi_Artti
Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Arttı..






sinyaller-com

twitter_didimhaber

didimpazar





_Emlak_3-1_Didim


Hamza_Saykan_Resim_Sergisi
Hamza Saykan Resim Sergisi..

Turizm_geliri__%11,4_azaldi_
Turizm geliri %11,4 azaldı ..

Tibbi_ve_Aromatik_yaglar_raflarda_yerini_aldi
Tıbbi ve Aromatik yağlar raflarda yerini aldı..